Türker Ateş: “Sanayi Üç Yıldır Patinaj Yapıyor, Yabancı Yatırımcı Kaçıyor, Sanayici Sahipsiz!”

02.11.2026

Türker Ateş konuşması,Türker Ateş Sanayi Bakanlığı bütçesi,sanayi kriz,yabancı sermaye kaçışı ,Made in Europe Türkiye otomotiv riski,kanatlı sektörü kayyum CHP tepki

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş:

- “Sanayi üretimi üç yıldır patinaj yapıyor, sanayiciyi Mehmet Şimşek’in inisiyatifine terk ettiniz!'”

- “Yabancı doğrudan yatırım yüzde 35 geriledi, son bir yılda 3,4 milyar dolarlık yabancı yatırımcı tasfiye edilerek rekor seviyede kaçtı.”

- “Tekstil ve giyimde 248 bin kişi işini kaybetti, 73 yıllık Kayseri Orta Anadolu Fabrikası kapandı; sanayicimiz yüksek maliyet ve ağır finansman altında kan kaybediyor.”

- “AB’nin 'Made in Europe' yasasında Türkiye kapının dışında bırakıldı; 30 milyar dolarlık otomotiv ihracatımız ve Togg’un geleceği risk altında!”

- “Kanatlı sektöründeki İSO 500 devi sanayicilere kayyum atayarak itibarsızlaştırdınız; yüksek faiz ve düşük kur politikasıyla sanayicinin belini kırıyorsunuz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bolu Milletvekili Türker Ateş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2027 Yılı Bütçesi görüşmelerinde söz aldı. Bakanlığın bütçe sunumundaki pembe tablo ile saha gerçekleri arasındaki derin uçuruma dikkat çeken Ateş; sanayi üretimindeki duraksamadan yabancı sermaye kaçışına, tekstil sektöründeki kitlesel işten çıkarmalardan Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’yi dışarıda bırakan 'Made in Europe' kararlarına, Bolu ve Türkiye genelindeki kanatlı sektörüne yönelik hasmane politikalardan yüksek faiz-düşük kur kıskacına kadar birçok konuyu gündeme taşıdı.

Geleceğin üretimden geçtiğine vurgu yaparak bakanlık bütçesinin önemli olduğunu söyleyen Ateş, "Üzülerek söylüyorum ortalıkta yoksunuz. Sanayici desteklerinizi bekliyor. Uluslararası yatırım çekilemiyor. Türkiye'den artık geçmişte gelen yatırımcılar da arkasına bakmadan kaçıyor. Sanayi ve istihdam meselesi ciddi alarm veriyor" dedi.

Sanayicilerle ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığına dikkat çeken Ateş, "Uygulanan kur ve faiz rejimi sanayicinin belini kırdı" diye seslendi.

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş’in Komisyonda gerçekleştirdiği konuşmanın tamamı şu şekildedir:

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar; Bakanlığınızın 2027 bütçesi şimdiden hayırlı olsun temennisindeyim.

Tabii ülkeden, gelecekten bahsetmek istersek sanayi üretiminden bahsetmek gerekir. Tabii gelecek üretimden geçer. Biz hepimiz farkındayız, üretmek hem siyasi hem de ekonomik özgürlük için önemlidir; onun için sizin Bakanlığınız çok değerli, bütçesi de önemli.

Bakanlığın bütçesine teklifinizde baktığımızda çok olumlu bir tablo görüyoruz; hedefler tutmuş, gerekli destekler sağlanmış, başarılar özellikle vurgulanmış. Maalesef aynı tabloyu sahada, Sayın Bakanım, göremiyoruz. Sanayi sektörü üç yıldır yerinde sayıyor, TÜİK rakamları bunu gösteriyor. Sanayi üretimi endeksi üç yıldır patinaj yapıyor. Herhâlde buna itiraz etmeniz mümkün değil.

Sayın Mehmet Şimşek'in yüksek faize dayalı enflasyonu düşürme programı sanayinin çanına ot tıkamış durumda. Üzülerek söylemek istiyorum, ortalıkta yoksunuz Sayın Bakanım; sanayicilerimizi Mehmet Şimşek'in inisiyatifine terk etmiş durumdasınız. Sanayici sizin sesinizi duymak istiyor, desteklerinizi arkada hissetmek istiyor, sahipsiz olmadığını görmek istiyor. Bu ortamda istihdamı korumaya çalışmanın, ısrarla yatırım yapmaya çalışmanın beyhude olmadığını sizin ağzınızdan duymak istiyor. Sanayicimiz ciddi biçimde kan kaybediyor.

“3,4 MİLYAR DOLARLIK YABANCI YATIRIMCI TASFİYE EDİLDİ, REKOR SEVİYEDE KAÇIŞ VAR”

Uluslararası doğrudan yatırımı çekemiyoruz. İlk sekiz ayda uluslararası doğrudan yatırım yüzde 35 geriledi. Geçen yıl ağustos ayında 10,6 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi vardı, bu yıl rakam 6,8 milyar dolara geriledi. Bu rakamın hepsinin de doğrudan yatırım olmadığını düşünelim; 1,8 milyar doları da net gayrimenkul alımı dersek rakamlar gerçekten iç açıcı değil.

Tasfiye rakamlarına da bakıyoruz, rekor seviyesinde. Türkiye artık sadece yabancı doğrudan yatırımı çekmekte zorlanmıyor, geçmişte gelen yatırımcılar da hızla kaçıyor. Son bir yılda 3,4 milyar dolarlık yabancı yatırımcı tasfiye edildi, bu bir rekor. Arkalarına bakmadan kaçıyorlar. Neden kaçıyorlar? Çünkü güven kalmadı, piyasalar altüst oldu. Hem yeni yatırımcı getiremiyoruz hem de elimizdeki mevcut yatırımcıları da elimizde tutamıyoruz. Şirketler borsada hisseleri satıyor, paralar hemen yurt dışına kaçıyor. Bu vahim tabloyu lütfen artık görün.

“TEKSTİLDE 248 BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI, 73 YILLIK ORTA ANADOLU FABRİKASI KAPANDI”

Sanayide istihdam meselesi çok ciddi alarm veriyor. Her gün farklı firmalardan toplu işçi çıkarmaları haberleri düşüyor. Tekstil, hazır giyim sanayisi küçülüyor, üretim düşüyor, fabrikalar kapanıyor, işçiler işini kaybediyor. Temmuz 2023'ten bu yana tekstil üretimi yüzde 13,7 azaldı. Giyim üretiminde düşüş ise yüzde 31,1'e ulaştı. İstihdamdaki kayıp çok ağır. Tekstil ve hazır giyimde 1 milyon 176 bin olan ücretli çalışan 928 bine geriledi; yaklaşık 248 bin kişi işini kaybetti.

Üstelik bu tablo yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Kayseri'de yetmiş üç yıllık Orta Anadolu Fabrikası kapandı, yaklaşık 1.400 çalışanı ortada yok. TYH Tekstil 13 fabrikasından 7'sini kapattı, binlerce çalışan işini kaybetti. Peki neden? Yüksek üretim maliyetleri, ağır finansman koşulları, zayıflayan talepler, marka çıkaramamak, uluslararası rekabette daralan hareket alanları... Sanayici üretmekte zorlanıyor, işçi geçinmekte zorlanıyor; ne sanayici ne de çalışan memnun.

Üstelik mesele yalnızca bugün istihdam değil; fabrikalar kapandığında üretim kapasitesi de kayboluyor, birikmiş bilgi, deneyim ve yetişmiş eleman da kaybediyoruz. Tekstil ve hazır giyim Türkiye'nin ihracatı ve istihdamı açısından stratejik bir sektördür. Bu sektörde yaşanan daralma bütün üretim zincirini de etkiliyor; üretim düşüyor, siparişler azalıyor, istihdam geriliyor, sonuçta faturayı yine emekçi ödüyor. Soruyorum: Türkiye'nin sanayi politikası nerede, üretimi ve istihdamı koruyan bir plan nerede? Üretimi korumak emeği korumaktır, sanayiyi ayakta tutmak işçinin emeğini korumaktır.

“‘MADE İN EUROPE’ DIŞINDA KALDIK: OTOMOTİV VE TOGG BÜYÜK RİSK ALTINDA”

Geçen yıl Mecliste Sayın Sanayi Bakanına açıkça sorduk: "Avrupa Birliği 'Made in Europe' adı altında yeni bir sanayi hızlandırma yasası getiriyor, Türk sanayicisi dışarıda kalacak. Ne yapıyorsunuz?" dedik. Sayın Bakan o gün bize cevap verdi: "Hiç merak etmeyin. Süreci yakından takip ediyoruz. Türk sanayicisinin etkilenmesine asla müsaade etmeyeceğiz" dedi. Peki sonuç ne oldu? Almanya, Fransa oturdu, anlaştı; İngiltere koruma kapsamına alındı, Türkiye ise kapının dışında! Sayın Bakan, "Takip ediyoruz" dediğiniz sürecin sonucu bu muydu?

Otomotiv ihracatımızın yüzde 73'ü, yani 30 milyar dolardan fazlası Avrupa pazarına gidiyor. Şimdi Bursa'daki işçi, Kocaeli'deki tedarikçi, Denizli'deki kablo üreticisi, Türkiye'nin her yerinde üreticiler, destek verenler, yan sanayiler sizden bu kararların nasıl düzeltileceğini bekliyor. Göz bebeğimiz Togg'un pazar payı ve geleceği de bu kararlardan nasıl etkilenecek, onu da merak ediyoruz. Siz süreci izlerken sanayicimiz kan kaybediyor. Ciddi anlamda soruyoruz: Gerçekten millî bir sanayi politikamız var mı, millî bir teknoloji programımız var mı? Popülist söylemleri bırakalım. Sanayicimizi yüksek maliyetin, dış engellerin altında ezdirmeyelim.

“KANATLI SEKTÖRÜ SANAYİCİLERİNE KAYYUM ATAYARAK İTİBARSIZLAŞTIRDINIZ”

Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; Bakanlığınız üretimi korumak için var. Geçen sene OSB dışında kalan sanayi tesisleriyle alakalı bir konuyu gündeme getirmiştik. Tevhit işlemlerinde yüksek tapu harçları ve damga vergisi alınıyor. Bolu'da özellikle kanatlı sektöründe büyümeyi planlayan şirketler aşırı bir maliyet yükleniyor.

Kanatlı sektörü demişken, Sayın Bakan, bu sektöre iktidar tarafından uygulanan hasmane politikaları anlamış değiliz. Bir sabah kalkıyor Adalet Bakanımız, sosyal medyada paylaşım yapıyor: "İSO 500 içerisinde olan kanatlı sektörü firmalarına denetim kayyumu atadık" diyor. Sabahleyin firma sahipleri İstanbul'a alınıyor. Gerekçe ne? Fahiş fiyat veya Rekabet Kurulu'na itiraz. Fiyat artışlarına bakıyoruz, enflasyonun altında, bir artış olmadığını görüyoruz. Zaten ihracat kısıtlamalarını sizler de gördünüz; bazen ihracata kota konuluyor, bazen de ihracat tamamen kapatılıyor iç pazardaki fiyatı dengelemek açısından. Ama bu pazarlar kolay da kazanılmıyor. Tarıma dayalı desteklerden bir tanesidir.

Bu sanayicilerimizle ilgili bir açıklama hiç sizin ağzınızdan duymadık. Bu sanayicilerimiz ömürlerini buralara verdiler; öyle büyük yatırımlar yaptılar ki, şu anda fonda bir ayda kazanan arkadaşlar bu tesislerin tamamını alabiliyor. Birileri gecesini gündüzüne katmış, hayatını riske atmış. Devlet olarak, Hükûmet olarak kârda ortağız ama zararda ortak değilsiniz, bunu görüyoruz. Ama bizim söylemek istediğimiz: Bu insanlara nasıl bir denetim kurdunuz, nasıl özür dilediniz bu insanlardan? Bu arkadaşlar, bu senelerini vermiş sanayiciler... Bunları nasıl itibarsızlaştırdık, bu noktaya getirdik? Onu düşünüyorum, taşınıyorum, hiçbir şey söyleyemiyoruz ya; ben utandım yani! Sanayicileri bu eylemlerle hırpalamayın diyelim.

“SANAYİCİ YÜKSEK FAİZ VE DÜŞÜK KUR KISKACINDA CANINDAN BEZDİ”

Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; uygulanan yüksek faiz, düşük kur politikasıyla sanayici canından bezdi. Fiyatlar o kadar yükseldi ki sanayiciler rekabet edemez durumda. "Kur hedefleri yok, dalgalı kur rejimi var" diyorsunuz ama dolar grafiğine baktığınızda hiç öyle değil. Ayrıca Merkez Bankası kuru belli bir seviyede tutmak için cayır cayır döviz yakıyor, sanayici dış pazarlarda kaybediyor. Bu pazarlar kolay kazanılmadı; döviz kurunu tutma pahasına sanayicinin belini kırıyorsunuz. Sanayici geleceğini göremiyor.

Sanayi Bakanı olarak sanayicimizin içinde bulunduğu cendereyi aşması için daha aktif, daha umut veren bir tutum takınmanızı umut ediyor, Bakanlığınızın bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum. Teşekkür ederim.


Benzer Haberler

31.10.2026

CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, eski Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı, bilim insanı Prof. Dr. Erdal İnönü’yü vefatının 19’uncu yıl dönümünde yayımladığı mesajla andı. Yüksel, İnönü’nün mütevazı kişiliğine ve ilkeli siyasi duruşuna dikkat çekti.

30.10.2026

Başkan Mehmet Ali Yüksel’den “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” sözünü sahiplenen ziyaret

30.10.2026

CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümünde Arnavutköy’de düzenlenen fener alayına katıldı. Sağanak yağışa rağmen binlerce yurttaşın katıldığı yürüyüşte İstanbul 3. Bölge’deki 13 ilçe örgütünün başkanları da yer aldı. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Yüksel, “Cumhuriyet; ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, yoksulların Cumhuriyetidir. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir” dedi.

29.10.2026

CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Yüksel mesajında, "Cumhuriyet, ‘bilhassa kimsesizlerin kimsesi’; bu topraklarda doğan her çocuğun eşit ve özgür yaşama sözüdür." ifadelerini kullandı.

28.10.2026

CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel ve il örgütü, Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümü kapsamında Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen çelenk sunma törenine katıldı. Tören öncesinde Beyoğlu İlçe Başkanlığı’nda partililerle buluşan Yüksel, İstiklal Caddesi boyunca yürüyerek esnafın ve yurttaşların Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

27.10.2026

CHP İstanbul’da sahaya çıktı: İl Başkanı Yüksel’e Tokat Günleri’nde yoğun ilgi

27.10.2026

CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, göreve geldiğinde kendisini ilk arayıp tebrik edenler arasında YENİ Parti’nin ilçe başkanlarının da bulunduğunu açıkladı. “Emeğini ve vicdanını kirletmemiş yoldaşlarımız bilsinler: Kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır” diyen Yüksel, partiden ayrılan yüzlerce kişinin dönüş hazırlığında olduğunu söyledi: “Onlarla çok kısa zamanda Baba Ocağı’nda buluşacağız.”